Kirpi Edebiyat ve Düşün Dergisi 18.Sayımızı Okudunuz mu?
Merhaba Kirpi Edebiyat ve Düşün Dergisi Okuru, Kirpi Edebiyat ve Düşün Dergimizin 18. sayısıyla yeniden sizlerle buluşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Her sayımızda edebiyatın ve düşün dünyasının farklı yönlerine ışık tutmaya çalışırken bu sayımızda rotamızı karanlık, büyüleyici ve düşündürücü bir edebi alana çevirdik: Gotik Edebiyat. Bu sayıdaki dosya konumuz da bu türün en unutulmaz isimlerinden hatta taçsız […]
Kızıl Gerdan – Ece Ersoy
Anlatmak istedim Niye mi Kızıl Gerdan? Kızılgerdan kuşunun hikâyesinden doğdu — ilk göz ağrım, Kızıl Gerdan. Niye mi Kızıl Gerdan? Çünkü o kuş, kendi kalbini taşıyan bir sesle öter. Göğsündeki kızıl, bir yaradan çok bir hatıradır: ateşin içinden geçip de yanmamayı öğrenmiş bir kalbin hatırası. Küçücük bedeniyle dünyayı dolaşır ama asıl yurdu, kendi içidir. Her […]
suskun-figen tan
Geceye en güzel geçiş Bir kitabın kapağında başlar. Ve Sayfalar aydınlatır geceyi. Kelimelerle direnirsin uykusuzluğa. Karanlığın kalbine doğru, satırlar arasında yürürsün. Bazen bir sözcükle, bazen bir kitapla meydan okursun. Gün aydınlandığı vakit, suskunluğun bile şiir olur. Kas 11, 2025KİRPİ EDİTÖR
varoluş- tuanna güzel
Varoluşun yükü ne çok ağırdır Ne çok ağırdır hiçlikte bir anlam aramak Ne çok sancılıdır anlamda hissizleşmek Dahası ne mi Her şey yolundadır oyunu oynamak vızıltılar içinde Ve ne çok şanslı olmaktır sıradan olmamak Ey benim ruhudaşım olan yalnız ben Paydanın etrafında anımsatanlar var, bir an “ben” sanırım aynadan Varoluşun yanılgısı budur belki Yaşam yanılgısıdır […]
Atatürk ve Timur: İki Demir İrade, Bir Ehlibeyt Sevgisi – Mehmet Özgür Ersan Abdal Yesari
Türk tarihinin iki büyük siması olan Timur (Demir) ve Mustafa Kemal Atatürk, birbirlerinden yüzyıllar uzakta yaşamış olsalar da, aynı kökten gelen bir akıl, adalet ve Ehlibeyt sevgisi ortaklığını taşırlar. Her ikisi de Türk milletinin kaderini yeniden yazmış, adeta küllerinden doğan bir medeniyetin mimarı olmuşlardır. Atatürk’ün Timur’a duyduğu derin hayranlık, yalnızca askerî stratejisine değil, onun devlet […]
ULYSSES’İN YAZGISI-Binnaz Deniz YILDIZ
Gecenin kuş tüyü parlak ışıkları… Silindir bir duanın merhemi artık-Casus aforizma…Bir kadının parmakları arasında okşadığı siyam ruhum, lekeli, semiz patırtıKimsenin duymadığı anonsta, beden satıyor yaşlı fırıncı. Her camın arkasından düşüyorparmaklar, uçlarında klan mezarlığıSudan yamaçlarda ölen çocukların sesi, sandaletle yaklaşır yanıma. Gölgemi toplarım çilekbahçesinden. Uykuda bulurum huzuru. Jön kasvet, ayaklarımda anımsar izlerimiSiyah bir ansiklopedinin her açılışında, […]
GİDEMEYENLER İÇİN-Azra Lina Çılgın
Bir gece çıkmışım yine yola, kurtulmak, kaçmak için kendimden. Daha fark edememişim;yolun sonunda kurtulmuş bir ben yok. Böyle bir ben var şu an bu satırları yazan; seni kendinekatan ve kattıkça kaçan, kaçtıkça kurtulamayan bir ben. Şu an yolun sonunda mıyım, başındamıyım bilmiyorum ama mutluyum, çünkü sen vardın o yolda… Belki kendimi unutmak içinseni sevdim, belki […]
Dört çocuk tabutu-Özgür Özge
1Bir çekişte kopardım gecedeki yıldızıVe dev bir çekiç alıp kazıdım üzerineKalbime artık dar gelen adınıVe ateşe verip tekrar fırlattım göklereDerin bir sessizlik çöktü akşama o anHerkes aynı yere bakıyordu meraklaMelekler ve aşıklar ismini gösteriyordu: Elsa! 2Kılıcımın damarlarında akan kan…Ölü çocukları kucağında gün batımına taşıyan adamBerrak tabutlara sar onları, nehirlere atDalgalar anne kucağı gibi bakar onlaraBırak […]
Zıtlığın Sessizliği-Filiz KILIÇ
Gecenin karanlığı, yol kenarındaki ağaç yapraklarına düşen ay ışığına kıskanırcasına saldırıyordu. Her yerin karanlık olmasını istercesine… Yolun sonsuzluğuna kahkahalar ve ağlama sesleri karışıyor, neşe ile hüzün aynı karede buluşuyordu. Bu zıtlığın bana böylesine bir zevk vereceğini hiç düşünmemiştim. Zifiri karanlık… Uçsuz bucaksız bir yolun ortasında, tüneli andıran ağaçların arasında iki ev. Karşılıklı. Pencereleri açık, tek […]
BALÇIĞA KARILAN TEN-Mehmet Özgür Ersan (Yesari Abdal)
I. Balçığa Karılan Ten balçığa karılan tenimleşehrin nemli rüyasına sızıyorum.karanlığın içinden değil —karanlığın ta kendisindenbir şimşek gibi doğuyorsun sen.ışık alan son çatlağımı kapattım;geçmişe dair ne varsasessizce infaz ettim.yeter ki, senkendinden yola fısılda,bir yangınla değil,bir susuşla. II. Fırtına Vurgunu onardığım gemilerle geleceğim sana;çağ yorulur, söz demlenirsenin kıyında, tuzunla.ellerinde çiçekle inersin bozkıra —dünyanın bütün güneşli şehirlerinibana getirirsin […]
Mevsimler -Senem Gökel
Kuru kırlara bakıyor mavi gökYağmurlar geliyor, yağmurlar geçiyorZamanda bir anarabaların ve aşkın hayaliningeçtiği gibikuru ovalar üstüne döşenmiş yollar üstündeHava pırıldıyor yolların büküldüğü yerdeHiç kavuşmuyor yerle gökBazen uğruyorum o harabe eveNe güzel bir ev olabileceğinihâlâ düşleyerek –ne yararsız bir düşünceMevsimlerin sonu olmalıHayretle seyre daldığımuçsuz bucaksız tarlalar içindetanıdık sesler ve yuvamla birlikte… Eki 27, 2025KİRPİ EDİTÖR
Boşluk Diyagramı- Elif Gürbüz
Kalbimin duvarlarına astığım tüm gözyaşları,ruhumdan sızmak için sırada bekliyor.Her biri bir anı yarım kalan bir sevgi,unutulmuş bir kelime,çocukluğumdan sarkan bir sessizlik.Beyoğlu’nda sisli bir havada geziyorum,kaldırımlarda yankılanan adımlarımsanki bana ait değil.Beynimin kıvrımlarında dönüp duranbir oyun var,ve ben her seferinde yeniliyorum.Aynı çöküş,aynı melankoli,her sabahın aynasında yeniden başlıyor.Fakültenin tahtasına yazdığım bir şiir gibi zaman:okunuyor, siliniyor,ama tebeşirin tozu hâlâ parmaklarımda.Her […]
Ağlamakla Başlayan Hayat Denizi- Lina
Çocukluğum, bilmediğim gelecek ve geçmiş arasında gidip gelen bir kaybolmuşluk.Dışarıdan gelen araba, kuş ve belki de insan seslerini dinliyorum.Gökyüzünü izlerken tek düşündüğüm: hayallerim.Sanki bir buluta uzansam, hepsi gerçekleşecekmiş gibi hissetmelerim…Rüzgar tenime değdi. İçimdeki çocuk, sıcak bir gülümsemeyle fısıldadı:“Büyümek neden bu kadar zor ki?”Oysa hep koşarak düşerdik,Keşkeler olmadan kendimizdik.Yalnızlık sadece oyundu,Annemizin “dikkat et” deyişi sevginin ta […]
Ellerini verdik – ferzãne velizãde
Oturduğu yerden tek bir adım bile kıpırdamadı. Bazen bacakları olduğunu unutuyor. Bazen de, “Bu imkansız. Yanılsamalardan bıktınız. Unutalim istersen? Sonunda annemin içini rahatlatacağım.” diyor. Ama benim unutamayacağımı biliyor. Bunu kendisi başlatmıştı. bu düşünce, bu istek, bakışlarında kararlı ve inatçı bir biçim almıştı. İnatçı ve sabit bir biçim! Bakışlarına baktığımda donup kalıyorum. Sonra elimden illa ki […]


Son Yorumlar