Kirpi Edebiyat ve Düşün Dergisi 18.Sayımızı Okudunuz mu?
Merhaba Kirpi Edebiyat ve Düşün Dergisi Okuru, Kirpi Edebiyat ve Düşün Dergimizin 18. sayısıyla yeniden sizlerle buluşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Her sayımızda edebiyatın ve düşün dünyasının farklı yönlerine ışık tutmaya çalışırken bu sayımızda rotamızı karanlık, büyüleyici ve düşündürücü bir edebi alana çevirdik: Gotik Edebiyat. Bu sayıdaki dosya konumuz da bu türün en unutulmaz isimlerinden hatta taçsız […]
GÜN DÜŞLERİ-Yelda Karataş
Rotamı değiştiriyorumBir kaktüsle burun buruna geliyorum birdenBir gazoz fabrikasında şişeleri izleyen mavi gözlü o kadınŞişeler patlayınca kör olduKorkuyorum. Sırtım terli, bir bardak su yok mu avuçlarıma?Sofada inleyen ev saatine kızgınım nicedirHer vuruşu düşlerimi incitiyorBüyümek istemiyor geçmişimBüyükanneler, kediler ve masanın üstündeki maşrapaAynı teraneyi okuyor herkes benim dışımdaYaşamak körBazen aşk diye ömre ısırgan sürülür Nedense hepimizin geçmişi […]
YETİŞKİNLİĞİN PEŞİNDEN KOŞARKEN ÇOCUKLUĞUNU KAYBETMEK-Hüseyin Akdağ
Sanki hiç büyüyemeyecekmişsiniz gibi gelir önce.Sanki sizin yerinize hep başkaları karar verecekmiş gibi… Hep yukarılarda bir yerlerde birilerinin gözlerini ararsınız:Beni görüyorlar mı? Beğeniyorlar mı? Onaylıyorlar mı? Sonra ne yaptığınızda size saygı duyulduğuna bakarsınız. Kocaman kocaman insanların üzerinde yarattığınız etki aklınızı başınızdan alır. Daha fazlasını istersiniz. İşte tam burada bir kovalamaca başlar: Yetişkinlik önünüzde,siz onun arkasında,çocukluğunuz […]
BİRLİK SOFRASINDA SEVGİ- Erengül Koç
22.08.2026 Dünya benim dünyam.“Ben” olan büyük “ağa” benim ağam.Tüm insanlık için doğanın seslendiği tek planet.Buradayım. Burada olmayı ben seçtim.Ben seven ve sevilen bir varlığım.Ben Alevi olan, Allah’ta olanım.“İnsan” olan, insan olmanın değerini bilen. Ses olup ses veririm.Derim ki: “Sev!”Sev ki bir ol, birlik ol!“Bütün” olduğunu bil! Evrenle seslen! Ben sever, ben sevilirim…Ama sessiz, sessiz seven; […]
İLİM VE BİLİM:Bilmenin Sırrı- Gülden Zengin
Bilmek, yalnızca öğrenmek değildir;bilen ile bilinen arasındaki perdeyi inceltmektir. Bilim, görüneni ölçer.İlim, ölçülenin ardındaki manayı arar. Bilim, “Nasıl?” diye sorar.İlim, “Niçin?” sorusuyla derinlere iner. Peki bütün bunlar nasıl bilinir? İnsan yıldızları ölçer,hücrelerin sırrını çözer,maddenin en küçük zerresine kadar iner. Her derinlikte aynı sessiz düzenle karşılaşır: Sayı…Ölçü…Oran…Uyum… İşte matematik, mevcudatın sessiz dilidir.Çünkü hiçbir şey yalnızca kendinden […]
GÖRÜNENDEN GÖRÜNMEYENE: İBARE, İŞARET VE HAKİKAT-Peker Selçuk
22 Ağustos 2026, Cumartesi Ehl-i kerim ve kerem ehli olan insan, keremkâr bir olarak hizmetine, mazluma nazırdır. Kerem kapısı onun yüreğidir. Kerim veya aslında kutsal bir ehl-i hâlidir. Bildirildiği üzere birlik kapısı devreye girmiştir. Hızla açalım, sevgi olalım. Payımız küldür. Paydemiz de ilimdir. Sevgimiz en yüce ışık, elimizin gücüdür. Evren görevini yapan ama yenmeyen gözü […]
Hayat Hırsızıydı – Nuray Aslan
Hayat hırsızıydıVe hırsızlığa gözleri başladıÇalarak kalbimi önceSonra silerek hikayeleri teker tekerTaki parçası ederken karanlığın… Çay oturmuştu çehresineKaçaktı öyle gözleriMühür bir tek kalbine değmiştiBasiretsiz bir kalabalığı vardıDiğer taraftan sustu dört duvar gibi… Nice sesler duydum türkü mırıldananMihriban bir onun dilinde rakı içer parçalanırdıSevda çiğnerdi dişleriLoş değerdi ışığa o an… Kavgaya gebeydiEmzirirdi göğsünde acısınıKıyısı değiyordu bir kadınaYinede […]
ZITLARIN BİRLİĞİ- Rıza Aydın
Pir Sultan’dan Sokrates’e, Prometheus’tan Bruno’ya Direnişin Ortak Dili Bir arkadaşım bana şöyle sordu: “Bütün iyi değerleri Alevilerden örnek vererek açıklıyorsun. Bu değerler yalnızca Alevilerde mi var? Neden tek taraflı düşünüp kendini daraltıyorsun?” Ona şu cevabı verdim: Ben hiçbir zaman bütün erdemlerin ve güzel değerlerin yalnızca Alevilikte bulunduğunu düşünmedim, söylemedim; böyle bir iddiam da olamaz. Haksızlığa […]
Önce Yüreğine Bak, Sonra Yürü-Ali Eren Yıldız
Aşk-ı zikretmek için, söz dudağa gelmeden önce, cemre gibi yüreğe düşmelidir.”İnsan bazen hayatın içinde öyle çok düşünür ki, kendi kalbinin sesini duyamaz hâle gelir. Nereye gideceğini hesaplar, ne söyleyeceğini tartar, ihtimalleri bir bir önüne dizer. Oysa bazı yollar akılla bulunur, bazı yollar ise ancak yürekle tanınır.Her his hemen söze dönüşmek zorunda değildir. Bazı duyguların insanın […]
TEVFİK FİKRET: SİSTEN AYDINLIĞA, MODERN TÜRK ŞİİRİNİN İSYANKÂR SESİ- Mehmet Özgür Ersan
24 Aralık 1867 – 19 Ağustos 1915 Türk edebiyatının modernleşme serüveni anlatılırken Tevfik Fikret’in adı yalnızca büyük bir şair olarak değil, aynı zamanda bir dönüm noktasının temsilcisi olarak anılmalıdır. Çünkü Fikret, şiirin biçimini değiştirmekle kalmamış; şiiri özgürlük, adalet, bilim, eğitim, insanlık ve toplumsal eleştiriyle buluşturmuştur. Onun için zaman zaman “Türk edebiyatının gelmiş geçmiş en büyük […]
SEN KİMSİN-ESİN GELDEÇ
Kapıyı kim açtı?Gölgeyi kim doğurdu?Taş neden sustu?Toprak neyi sakladı?Kuyunun dibindeki göz kimin?Kökler nereye uzanıyor?Sessizlik neyin habercisi?Geceyi kim boyadı? Aynadaki kimdi?Gördüğün mü, seni gören mi?Rüzgâr kimin adını taşıyor?Unutulan o isim kimindi?Yıldızlar neye ağlıyor?Gökyüzü neden bu kadar ağır?Mavi aslında hangi renk?Yukarıda olan, aşağıdakinin nesi olur? Hatırlayan kim?Unutan kimin zihni?İlk ateş hâlâ yanıyor mu?Küller hangi dilde konuşur?Zaman bir […]
Ağustos Düşleri-Esra Yılmaz
ölüm,eskiyle yeninin arasındakison çizgiyi siliyor.sıcağın soğuğa,uzağın yakına dönüştüğü yerdesusuyor tüm yakınlıklartüm uzaklıklartüm hayallerne varsa dünyaya ait,birbirine karışıyorkaybettiklerimiz…bulamadıklarımız,sevdiğimiz /affedemediğimiz/bırakamadığımız…hepsi aynı sessizliğe varıyorasılı işte ay gibi gökyüzündeduruyorgörüyoruz, biliyoruzyaşıyoruz da hattao buz gibi net ve keskino acımasızca geri dönüşsüzo söylenmemiş her kelimeyi boğazımıza dizeninadınaSESSİZ… karanlıkla ışıkaynı geceniniki yüzü. insan,anlıyor—bir gün uzak değil birbirinden aynı göğün altındabirbirini bekleyeniki gerçeklikyaşam […]
Kadın Dervişler: Tasavvuf Tarihinin Görünmeyen Kurucuları- Seher Bilhan Akkaya
Tasavvuf tarihi çoğu zaman şeyhler, babalar, dedeler, abdallar ve erkek müritler üzerinden anlatılır. Bu anlatım biçimi, kadınların manevî hayattaki varlığını tamamen yok saymasa da onları genellikle “şeyhin annesi”, “dervişin eşi” veya “velînin kızı” şeklinde ikincil kimliklerle görünür kılar. Oysa tarihî kayıtlar daha dikkatli incelendiğinde kadınların yalnızca tasavvuf büyüklerinin yakınları olmadığı; müride, derviş, halife, vakıf kurucusu, […]
ACELEM YOK-Gülsüm Albayrak
Acelem yok!Adını koymak için hiçbir şeyin,Bazen farklı isimlerVeririz duygularımıza,Ezberin dışına çıkmak,Hayli zor geldiği için insana.Cesaret ister bilinmeyen,Anlarım… Acelem yok!Senden söz istemiyorum!..Bir hırka giydirmek gerekmez,Olana, bitene, hissedilene…Yaşamak icap eder!Bazı seslere kulakları kapatıp,Yalnızca yüreği dinlemekGerekir bazen… Acelem yok!Soruların, korkuların başüstüne.Ben beklerim,Bir akşam kahvesi içerken birlikte,Yüreğinden geldiği için,Çekinmeden ve acabasız,Ellerimden tutmanı… Acelem yok!Birlikte yetiştireceğimiz çiçeklere,Simitimizi paylaşacağımız martılara,Bakışlarımızı düşürmeden,Okuyabileceğimiz […]












Son Yorumlar